Dînî Terimler
Kütüphane açılıyor…
Dînî Terimler

Dînî Terimler · Tasavvuf

Yakîn

Şek ve şüpheden uzak olan; kesin. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Biraz bekledi, çok geçmeden Hüdhüd gelip, şunları söyledi:"Ben senin bilmediğin bir şey öğrendim. Sana Sebe'den yakîn bir haber getirdim."

  • 1. Şek ve şüpheden uzak olan; kesin.

Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki:

Biraz bekledi, çok geçmeden Hüdhüd gelip, şunları söyledi:"Ben senin bilmediğin bir şey öğrendim. Sana Sebe'den yakîn bir haber getirdim."

Âyet-i kerîme · Neml sûresi · 22

Îmân ağaç gibi olup; kökü yakîn, dalı takvâ, nûru hayâ, meyvesi cömertliktir. (Ali (r.anh))

  • 2. Sağlam, sarsılmayan, şüphe ve tereddüt bulunmayan îtikâd, îmân.

Âgâh olunuz ki; insana dünyâda yakîn ve âfiyetten (günahlardan uzak olmaktan) daha hayırlı bir şey verilmemiştir. Öyle ise Allah'tan o ikisini isteyin.

Hadîs-i şerîf · Râmûz-ül- Ehâdîs

Yakîn ihsân edilen birinin kerâmetlere, hârikalara, ihtiyâcı olmaz. Bütün bu kerâmetler, Zât-ı ilâhînin zikrinden ve kalbin bu zikr ile zînetlenmesinden aşağıda kalır.

Söz · İmâm-ı Rabbânî

Kalb, bid'at pisliklerinden temizlenmedikçe ve Ehl-i sünnet îtikâdı ile süslenmedikçe, hakîkat güneşinin ışıkları oraya giremez. O kalb yakîn nûru ile aydınlanamaz.

Söz · Ahmed Raûf

Her şeyi akıl ile isbât ederek inandırmak kolay değildir. Yakîn elde edebilmek için, isbât yoluna gitmektense, kalbi hastalıktan kurtarmak lâzımdır.

Söz · İmâm-ı Rabbânî
  • 3. Ölüm.

Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki:

Sana yakîn gelinceye kadar da Rabbine ibâdet et.

Âyet-i kerîme · Hicr sûresi · 99

Mücrimlere, sizi Cehennem'e sokan nedir? derler. (Onlar da cevap verirler): Biz namaz kılanlardan değildik. Yoksulu doyurmazdık. (Bâtıla) dalanlarla berâber dalardık. Hesâb gününü de yalan sayardık. Nihâyet bize yakîn gelip çattı.

Âyet-i kerîme · Müddessir sûresi · 41-47

Kaynak: Dînî Terimler · 1 dk okuma

Bölüm: Dînî Terimler