Zıll
Gölge, görünüş, Kâmil bir müslüman, namaza durunca, sanki dünyâdan çıkıp âhirete girer.
Gölge, görünüş,
Kâmil bir müslüman, namaza durunca, sanki dünyâdan çıkıp âhirete girer. Çünkü dünyâda Allahü teâlâya yaklaşmak çok az nasîb olur. Eğer nasîb olursa, o da zılle, sûrete yakınlıktır. Âhiret ise, asla yakınlık yeridir.
Ulemâ-i râsihîn (yüksek ilim sâhibi âlimler), vilâyetin yâni evliyâlığın üstün derecelerinin hepsini geçip, peygamberlere mahsûs olan dâvet makâmına kavuşmuşlardır. Bunlar nihâyete (sona) kavuştuktan sonra anlarlar ki, müşâhede edilen ve tecellî olunan yâni görülen her şey, hakîkî varlık değildir. Ancak hakîkî varlık zıllerinden bir zıldir.
Zıll Makâmı
Tasavvuf yolunda bir makâm, derece. Tasavvufta asla kavuşmadan önce, aslın görüntülerinin ele geçtiği makam.
Zıll makâmının üstünde abdiyyet, kulluk makâmı vardır. Abdiyyet makâmı (hakîkî kulluk) ise vilâyet (evliyâlık) kemâllerinin en üstünüdür.
Kaynak: Dînî Terimler · 1 dk okuma
Bölüm: Dînî Terimler