Ölüm
Rûhun bedene olan bağlılığının sona ermesi, rûhun bedenden ayrılması, mevt.
Tanım
Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:
Her nefs (canlı) ölümü tadacaktır.
İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar.
İnsanlara vâiz olarak (öğüt ve ibret verici, nasîhat edici olarak) ölüm yetişir. Zenginlik isteyene, kazâ ve kadere îmân etmek yetişir.
Ölümü çok hatırlayınız. Onu hatırlamak, insanı günâh işlemekten korur ve âhirete zararlı olan şeylerden sakınmağa sebeb olur.
Ölümden sonra olacak şeyleri bildiğiniz gibi, hayvanlar da bilselerdi, yemek için semiz hayvan bulamazdınız.
Gece ve gündüz ölümü hatırlayan kimse, kıyâmet günü şehidler yanında olacaktır.
Beş şeyden evvel beş şeyin kıymetini bil: İhtiyârlık gelmeden önce gençliğin, hasta olmadan önce sıhhatin, fakirlik gelmeden önce zenginliğin, meşgûliyetten önce boş vaktin ve ölmeden önce hayâtın.
Ölümden korkuyor ve hazırlığımız yok diyorsak ne duruyoruz? Ne yapacaksak bir an önce yapalım. Yarın vakit el verir mi, bunu bilmiyoruz. Giden günler sermâye-i ömürden gidiyor. Sonra bu sermâye âniden tükenir de haberimiz bile olmaz. (Ali Hâfız) İsterse bu dünyâ hep senin olsun, Şân ü şöhret şerâfetinle dolsun, Halk-ı zaman hep emrinde bulunsun Âhiri ölümdür ne hayaldesin.
Ek
Azrail sıkıca tuta,
Fayda vermez ana ata,
Ortalığa dehşet kata
Halktan medet ermez ola.
Can alıcı çıka gele,
İstesen de vermez mola,
Aklını başından ala,
Bir an aman vermez ola.
Kimisi elbiseni soyar,
Kimisi suyunu koyar,
Kimi teneşirde yuyar,
Bunlar hâlin bilmez ola.
Ağaç ata bindirirler,
Mezarlığa gönderirler,
Yer altına indirirler,
Artık kimse görmez ola.
Üç gün kadar oturalar,
Hep işini bitireler,
O an dile getireler,
Artık kimse anmaz ola.
Yunus asıl öğüdü sen,
Vermelisin hep kendine,
Söylesen de, gafillere
Öğüt fayda vermez ola.
Kaynak: Dînî Terimler · 2 dk okuma
Bölüm: Dînî Terimler