Dînî Terimler
Kütüphane açılıyor…
Dînî Terimler

Dînî Terimler · Tasavvuf

Şühûd

Görme. Tasavvuf yolunda ilerleyenin kalb ve rûh ile çeşitli mertebeleri görmesi.

Keşf (gizli bilgilerin açılması) ve şühûd sâhibi milyonlarca âşık, Fahr-i âlemi (sallallahü aleyhi ve sellem) ziyâret ederek, Allahü teâlânın sonsuz nîmetlerine kavuşmuşlardır.

Söz · Seyyid Abdülhakîm Arvâsî

Cezbe (çekilmek) ancak bir üst makâma olur. Daha üst makâmlara çekilmez. Şühûd da böyledir. Bir makam görülebilir. O hâlde kalb makâmında bulunup sülûk yapmadan (tasavvuf yolunda ilerlemeden) cezb edilenler ancak, kalbin üstündeki rûh makâmına çekilirler. Rûhun şühûdünü şühûd-i hak bilirler.

Söz · İmâm-ı Rabbânî

Şühûd-i Ehadiyet

Tasavvuf yolunda çalışan kimselerin, mahlûklardaAllahü teâlânın sıfatlarını görmeleri hâli. Şühûd-i Vahdet. Şühûd-i Enfüsî:

Kendi hakîkatini görme. Tasavvuf yolunda Allahü teâlâya yakın olma hâli. Tasavvuf makamlarını kalb gözüyle görme.

Şühûd-i enfüsîye kavuşmak için önce seyr-i âfâkî lâzımdır.

Söz · İmâm-ı Rabbânî

Şühûd-i İlâhî

Bu âlem (mahlûklar âlemi) ile hiçbir münâsebeti olmadan Allahü teâlâyı müşâhede, görme.

Sülûkun (tasavvuf yolunun) sonuna varmadıkça ve orada fenâ-i mutlak (her bakımdan Allahü teâlâ ile olma, onda yok olma) hâsıl olmadıkça şühûd-i ilâhî mümkün değildir. Ancak, bu görmek olmayıp başka kelime bulunamadığı için şühûd denmiştir.

Söz · Muhammed Bâki-billah

Şühûd-i Tecellî (Şühûd-i Sûrî)

Tasavvuf yolunda ilerleyen kimsenin tecellinin sûretlerini müşâhedesi.

Şühûd-i tecellî nasıl olursa olsun hep seyr-i âfâkîde hâsıl olmaktadır. Seyr-i âfâkîde ele geçen şeyler ise aslın yanında hiçtir.

Söz · İmâm-ı Rabbânî

Kaynak: Dînî Terimler · 1 dk okuma

Bölüm: Dînî Terimler