Hadîs-i Kudsî
Allahü teâlânın, Peygamberlerine haber vermesine, bildirmesine Vahy denir. Vahy, iki türlüdür: Birincisi Cebrail aleyhisselamın, Allahü teâlâdan aldığı haberleri getirip Peygambere okumasına, Vahy-i metlu denir.
Tanım
Allahü teâlânın, Peygamberlerine haber vermesine, bildirmesine Vahy denir. Vahy, iki türlüdür:
Birincisi Cebrail aleyhisselamın, Allahü teâlâdan aldığı haberleri getirip Peygambere okumasına, Vahy-i metlu denir. Bu vahyin kelimeleri de, manaları da Allah’tan gelmiştir. Kur'an-ı kerim böyledir.
Vahyin ikinci kısmı, Vahy-i gayr-i metludür. Bu vahy, Allahü teâlâ tarafından Peygamberin kalbine bildirilir. Peygamber, bu vahyi, kendi bulduğu kelimelerle yanındakilere söyler. Bu sözlere, Hadis-i kudsi denir. Hadis-i kudsinin kelimeleri, Peygamberdendir.
Peygamberin kelimeleri de, manaları da kendinden olan sözlerine, Hadis veya Hadis-i şerif denir.
Ek
Manası, Allahü teala tarafından, kelimeleri ise, Resul-i ekrem sallallahü aleyhi ve sellem tarafından olan hadis-i şerifler.
Hadis-i kudsileri söylerken, Peygamber efendimizi bir nur kaplardı ve bu, halinden belli olurdu.
Hak teala, hadis-i kudside buyurdu ki: Kulum bana, farz namazda olduğu kadar, hiçbir amel ile yakın olamaz.
La ilahe illallah kal'amdır. Bunu okuyan kal'ama girmiş olur.
Kal'ama giren de azabımdan emin olur, kurtulur.
Kaynak: Dînî Terimler · Ansiklopedi · 1 dk okuma
Bölüm: Ansiklopedi