Dervîş
Allahü teâlâdan başka şeyleri kalbinden çıkarıp bütün âzâsıyla İslâm dîninin emir ve yasaklarına uyan, dünyâ malına gönül bağlamayan kimse.
Tanım
Dervişlik, yalnız bir yere çekilip oturmak, gökte uçmak, dağda ve mağarada bulunmak değildir. Dervişlik, gönlü mâsivâdan yâni Allahü teâlâdan başka her şeyden çevirmektir.
Derviş dünyâ ve âhirette mes'ûddur. Dervişten dünyâda sultan vergi almaz. Âhirette de Allahü teâlâ hesap sormaz. (Ebû Bekr Verrâk) Dervişlik didükleri hırkayıla tâc değül, Gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtâç değül.
Ek
Ben dervişim diyene,
Bu yolda hiç âr olmaz,
Derviş olanın gönlü,
Geniştir hiç dar olmaz.
Derviş gönülsüz olur,
Sövene dilsiz olur,
Dövene elsiz olur,
Kimseden bizar olmaz.
Derviş bağrı taş gerek,
Gözü dolu yaş gerek,
Koyundan yavaş gerek,
Kimseye kızar olmaz.
Derviş ise bir kişi,
Bulunmaya bir eşi,
Dostluk olmalı işi,
Arada ağyar olmaz.
Dervişin yok kimsesi,
Yoksulluk sermayesi,
Miskinlikten gayrisi,
Ona asla yâr olmaz.
Er elini almışsa,
Ona gönül vermişse,
İkrar ile gelmişse,
Gayri hiç inkâr olmaz.
Yunus sıkı tut eri,
Düşünme başka piri,
Bozma girdiğin yeri,
Bunda tarumar olmaz.
Kelimeler
Bizar: Bezmiş, usanmış
Ağyar: Yabancı
Yâr: Dost, tanıdık
İkrar: Kabul etmek
Tarumar: Karıştırma, perişan etme
Kaynak: Dînî Terimler · 1 dk okuma
Bölüm: Dînî Terimler