Şems-i Tebrizi
Mevlana Muhammed bin Ali, ilk mektebe giderken Resulullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” aşkından, yimez, içmez olmuşdu. Ebu Bekr-i Kermaniden ve Baba Kemal-i Cündiden de feyz aldı.
Baba Kemalin yanında şeyh Fahreddin-i Iraki de yetişmekde idi. Şeyh Fahreddin, her keşf ve halini, şirler halinde, Baba Kemale bildirirdi. Baba Kemal, Şemseddine, (Sana bu esrardan ve hakikatlerden birşey hasıl olmıyor mu? Neden hiç söylemiyorsun?) dedi. (Ondan daha çok oluyor. Fekat, ben onun gibi şir söyliyemiyorum) dedi. Baba Kemal buyurdu ki, (Allahü teala, sana öyle bir arkadaş ihsan eder ki, o senin adına her marifet ve hakikatleri söyler) buyurdu. 642 [m. 1244] de Konyaya geldi. Şekerrizan hanına yerleşdi. Celaleddin-i Rumi talebesi ile geçerken karşılaşdılar. Celaleddine Resulullah ile Bayezidin derecelerini sordu. Aldığı cevablardan bayıldı. Birgün, Mevlana havz kenarında idi. Yanında kitablar vardı. Şemseddin gelip, kitabları sordu. (Sen bunları anlamazsın) dedi. Şemseddin kitabları suya atdı. Mevlana, ah babamın bulunmaz yazıları gitdi, diyerek çok üzüldü. Şemseddin elini uzatıp herbirini aldı. Hiçbiri ıslanmamış görüldü. Mevlana (Bu nasıl işdir?) dedi. (Bu zevk ve haldir. Sen anlamazsın) buyurdu. Bir kafir, Allah nerede, kendisi ve bulunduğu yer bilinmeyen şey yok demekdir. O halde Allah yokdur dedi. Şeyh hazretleri, elindeki kerpiçi kafirin başına atdı. Başı çok acıdı. Seni mahkemeye vereceğim dedi. Ağrıyı ve başının neresinde olduğunu göster, sana hak vereyim buyurdu. Kafir bunları gösteremeyince, Allahın var olduğuna inandım deyip, müsliman oldu. 645 [m. 1247] de, bir gece Mevlana ile otururken, yedi kişi gelip dışarı çağırdılar ve şehid etdiler. Bunlardan biri, Mevlananın oğlu Alaüddin Muhammed idi. Kuyuya atdılar. Mevlananın diğer oğlu Behaüddin Sultan veled rüyada görüp çıkardı. Mevlananın medresesinde defn edildi. Sultan Veled 712 [m. 1311] de vefat edip, oraya defn edildi.
Kaynak: Dînî Terimler · Ansiklopedi · 2 dk okuma
Bölüm: Ansiklopedi