Hac
İslâm'ın beşinci şartı. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Azık ve binek bakımından yoluna gücü yeten her kimsenin o Beyt'i (Kâbe'yi) hac etmesi, insanlar üzerine Allahü teâlânın hakkıdır, farzdır.
Tanım
İslâm'ın beşinci şartı. Gerekli şartları kendinde bulunduran (bülûğa ermiş yâni ergen, hür, zengin, aklı başında) her müslümanın ömründe bir defâ ihramlı (dikişsiz) bir elbise ile Mekke'ye gidip Kâbe'yi ziyâret etmesi ve Arafât denilen yerde bir miktâr durması ve bâzı vazîfeleri yerine getirmesi.
Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki:
Azık ve binek bakımından yoluna gücü yeten her kimsenin o Beyt'i (Kâbe'yi) hac etmesi, insanlar üzerine Allahü teâlânın hakkıdır, farzdır.
Hac edip de beni ziyâret etmeyen kimse, beni incitmiş olur.
Allah'ım! Hac edeni ve onun af ve mağfiret olunmasını istediği kimseyi af ve mağfiret eyle.
Kadın, yanında bir mahremi olmadan hacca gidemez.
Ticâret yapmak ve hac etmek için giden bir kimsenin, hac niyeti ziyâde (fazla) ise, sevâb kazanır. Ticâret niyeti çok ise veya iki niyet eşit ise, hac sevâbı kazanamaz.
Kulun haccının kabûl olduğunun alâmeti, hacda Peygamber efendimizin ahlâkı ile ahlâklanarak, dönmesi, günâha hiç yaklaşmaması, kendini hiç kimseden üstün görmemesi, ölünceye kadar dünyâya meyletmemesidir. Haccının kabûl olmadığının alâmeti de, hacdan döndüğünde evvelki hâli üzere bulunmasıdır.
Hac Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yirmi ikinci sûresi.
Hac sûresi Medîne'de nâzil oldu (indi). Yetmiş sekiz âyet-i kerîmedir. Sûrede, hac ibâdetinin ilk önce İbrâhim aleyhisselâm tarafından yapıldığından ve Peygamber efendimizle devâm ettirildiğinden bahsedildiği için Sûret-ül-Hac denilmiştir. Hac sûresinde; îmân, tevhîd, Allahü teâlânın birliği akîdesi (inancı), kıyâmetin alâmetleri ve dehşeti, öldükten sonra dirilme, Allah yolunda cihâd, hac ve kurbandan bahsedilmektedir.
Allahü teâlâ, Hac sûresinde meâlen buyuruyor ki:
O günün (kıyâmet gününün) zelzelesi çok büyük şeydir. O gün kadınlar memedeki çocuklarını unuturlar. Hâmile hâtunlar çocuklarını düşürürler. İnsanlar sarhoş olmuşlar sanılır. Onlar sarhoş değildir. Fakat, Allahü teâlânın azâbı çok şiddetlidir.
Kim Hac sûresini okursa, hac yapanın hac sevâbı, ömre yapanın ömre sevâbı, gelmiş ve gelecek hac ve ömre yapanların sevâbı kadar sevâb verilir.
Hacc-ı Asgar
Ömre. Hac zamânı olan beş günden (Arefe günü ile dört bayram günlerinden) başka senenin her günü ihrâm (dikişsiz elbise) ile Mekke'ye gelip, Kâbe'yi tavâf (etrâfında yedi kere dolaşmak), sa'y yapmak (Safâ ve Merve tepeleri arasında gidip gelmek) ve traş olmak.
Hacc-ı Ekber
Farz olan hac.
Hacca giden müslümanların hacı olabilmeleri için şartlarını yerine getirmeleri lâzımdır. Arefe günü Cumâ'ya rastlarsa yetmiş hac sevâbı meydana gelir. Halk arasında buna hacc-ı ekber deniliyor. Bu söz doğru değildir. Hacc-ı ekber farz olan hacdır.
Hacc-ı İfrâd
İhrâma girerken, yalnız hacca niyet edilerek yapılan hac. Bu haccı yapana müfrid hacı denilir.
Mekke'de oturanlar yalnız ifrâd haccı yaparlar. Hacc-ı ifrâd, fazîlet bakımından temettu' haccından aşağıdadır.
Hacc-ı Kıran
Hac ile ömreye birlikte niyet ederek ihrâm giyip, ömrenin vazîfelerini yaptıktan sonra ihrâmını (hac elbisesini) çıkarmayarak aynı elbise ile hac vazîfelerini de yapmak. Bu haccı yapana kârin hacı denilir.
Hacc-ı kıran'a niyet şöyle yapılır: "Yâ Rabbî! Ömre ile haccı berâber edâ etmeye niyet ettim. Onları bana kolaylaştır ve benden kabûl et."
Hacc-ı kıran sevâbı, hacc-ı ifrâd ve hacc-ı temettu'dan çoktur.
Hacc-ı Mebrûr
Şartlarına dikkat edilerek hiç günâh işlemeden yapılan ve kabûl olan hac.
Hacc-ı mebrûr yapanın dünyâya yeni gelmiş gibi, günâhları affolur.
Amellerin en hayırlısı; Allahü teâlâya îmân etmek, cihâd etmek ve hacc-ı mebrûrdur.
Hacc-ı mebrûr, kazâya kalmış farzlardan (vaktinde kılınmamış, sonraya bırakılmış namaz, oruç, zekât) ve kul haklarından başka günâhların affına sebeb olur.
Hacc-ı Temettû'
Hac mevsiminde (Şevvâl, Zilkâde, Zilhicce aylarında) önce ömre için niyet edilerek ihrâma girilip ömre yapıldıktan sonra memleketine dönmeyerek, yeniden ihrâma girip hac yapmak. Bu haccı yapana mütemetti hacı denir.
Hacc-ı temettû' sevâbı ifrâd hacdan çoktur.
Hâccü'l-Haremeyn
Hac farîzasını yaptıktan sonra Medîne'ye gelip kabr-i saâdeti de ziyâret eden hacı. Çün rûz-ı ezel kısmet olmuş bize devlet Takdîre rızâ vermeyesin buna sebeb ne Hâccü'l-haremeynim diye dâvâlar çekersin Ya saltanat-ı dünyâ için bunca talep ne!
Ek
Birbirini dik olarak kesen iki doğrunun meydana getirdiği, hıristiyanlık dininin sembolü olarak kabul edilen şekil. Buna salib ve istavroz da denir.
İnsanların doğuştan günahkar olduğuna inanan hıristiyanlar, isa aleyhisselamın bu günahlara keffaret olarak kendini feda ettiğini, haça gerilmek suretiyle öldürüldüğünü kabul ederler. isa aleyhisselama yapılan işkencenin, dolayısıyla onu kurtarmanın sembolü olarak kabul edilen haç ile ilgili yaygın hıristiyan inanışı yanlıştır.
Kur an-ı kerim, hazret-i isa nın haça gerilerek öldürülmediğini, diri olarak göğe çıkarıldığını açıkça haber vermektedir. Dininden dönerek ufak bir menfaat karşılığı hazret-i isa yı Romalılara haber veren Yehuda, Allahü teala tarafından isa aleyhisse lamın şekline benzetildi. Romalı askerler. Yehuda yı yakaladılar ve haça gerip öldürdüler.
Kaynak: Dînî Terimler · 4 dk okuma
Bölüm: Dînî Terimler