Harîs
Hırslı, bir şeye çok düşen, istekli. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Andolsun ki size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız O'na çok ağır gelir.
Tanım
Hırslı, bir şeye çok düşen, istekli.
Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:
Andolsun ki size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız O'na çok ağır gelir. Çünkü O sizin hidâyetiniz için çok harîstir, mü'minlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir.
İki harîs doymaz. Biri ilmin harîsi, diğeri de malın harîsidir.
Ey oğul! Gönlün ferah olup, duânın makbûl olmasını istersen; dünyâya harîs olmayan, her işi Allah rızâsı için yapan âlimlerle berâber ol.
Ek
Arabistanda Beni-Mustalak kabilesinin reisi idi. Hicretin beş veya altıncı yılında, islamiyyeti kabul etmediğinden harb edilerek esir alındı. Mucize görünce müsliman oldu. Kızı Cüveyriyyeyi Resulullaha nikah eyledi.
Kaynak: Dînî Terimler · 1 dk okuma
Bölüm: Dînî Terimler