Dînî Terimler
Kütüphane açılıyor…
Dînî Terimler

Dînî Terimler · İbâdetler

Hatm

Kur'ân-ı kerîmi başından (Fâtiha sûresinden başlıyarak) sonuna (Nâs sûresine) kadar okumak.

İnsanların en iyisi hatmi bitirince, yeniden başlayandır.

Hadîs-i şerîf · Şir'at-ül-İslâm

Kur'ân-ı kerîmi hatm edenin duâsı kabûl olunur.

Hadîs-i şerîf · İbn-i Hibbân

Kur'ân-ı kerîmi hatmeden kimseye altmış bin melek hayr duâ eder.

Hadîs-i şerîf · Hazînet- ül-Esrâr

Hatm duâsı yapılan yerde bulunan, ganîmet dağıtılırken bulunan kimse gibidir. Hatme başlanan yerde bulunan, cihâd eden (Allah yolunda harbeden) kimse gibidir. İkisinde de bulunan her iki sevâba da kavuşur ve şeytanı rezîl eder.

Hadîs-i şerîf · Hazînet-ül-Esrâr

Ramazân ayında hatm okumak mühim sünnettir.

Söz · Ahmed Fârûkî

Hatm sonunda yapılan duâ kabûl olunur.

Söz · Seyyid Alizâde

Resûlullah efendimiz Mekke'de bulunduğu sırada rivâyete göre bir müddet vahy gelmemişti. Bu sebeple müşrikler; "Rabbi, Muhammed'i terk etti, O'na darıldı" diyerek, Peygamber efendimizi üzmeye, müslümanlar arasında fitne çıkarmaya çalışıyorlardı. O zaman Duhâ sûresi nâzil oldu. Bu sûre nâzil olunca, Resûlullah efendimiz sevincinden; "Allahü ekber" buyurdu. Bu sebeple Mekke halkı, Kur'ân-ı kerîmi hatmederken, Duhâ sûresinden îtibâren Nâs sûresine kadar her sûrenin sonunda "Allahü ekber" demeyi âdet edinmişlerdir.

Söz · İbn-i Abbâs, Kurtubî, Süyûtî, Hâzin, Celâleyn

Hatm-ı Hâcegân

Nakşibendiyye yolunda fâidesi, feyz ve bereketi çok olan bir vazîfe. Bu yolun veya ona bağlı kolun büyüğünün koyduğu evrâdın (Belli zikr ve duâların okunmasının) toplu veya yalnız olarak yerine getirilmesi.

Hatm-i Tehlîl

Yetmiş bin adet kelime-i tevhîd yâni "Lâ ilâhe illallah" okumak. Kelime-i tevhîde, kelime-i tayyibe de denir.

Bir kimse, kendisi veya başkası için yetmiş bin adet kelime-i tevhîd (kelime-i tayyibe) okursa, günâhları affolur.

Hadîs-i şerîf · Makâmât-ı Mazhariyye

Hatm-i tehlîl yapıp, sevâbını ölülerin rûhlarına hediye etmek çok faydalıdır.

Söz · Ahmed Fârûkî

Mazhâr-ı Cân-ı Cânân hazretleri, bir kadının kabri yanına oturmuştu. Kabre yüzünü dönüp, hâtırına başka bir şey getirmeyip; yalnız onu düşündü. "Bu mezârda Cehennem ateşi var. Kadının îmânlı olmasında şüphe ediyorum. Rûhuna, hatm-i tehlîl sevâbı bağışlayacağım. Îmânı varsa, affolur" buyurdu. Hatm-i tehlîlin sevâbını bağışladıktan sonra; "Elhamdülillah îmânı varmış, kelime-i tayyibe te'sirini gösterip azâbdan kurtuldu" buyurdu.

Söz · Abdullah-ı Dehlevî

Kaynak: Dînî Terimler · 2 dk okuma

Bölüm: Dînî Terimler