İbret
İnsanın karşılaştığı, gördüğü veya işittiği hâdiselerden ders alması, kendi hâlini düşünmesi.
Tanım
Allahü teâlâ, âyet-i kerîmelerde meâlen buyuruyor ki:
Gerçekten onların (peygamberlerin) kıssalarında, akıl sâhibleri için birer ibret vardır. (Bu Kur'ân) uydurulacak bir söz değildir, ancak kendinden evvel (inen kitabların) tastîki ve (dîne âit) her şeyin tafsîlidir (beyânıdır). O, îmân edecek bir kavim için, bir hidâyet ve bir rahmettir.
Davarlarda (deve, sığır, koyun, keçide) da sizin için elbette bir ibret vardır. Karınlarında bulunan sütten size içiririz. Sizin için onlarda daha birçok faydalar vardır. Hem onları (etlerini) da yersiniz.
Allahü teâlâ, gece ile gündüzü değiştiriyor (biri gidiyor, yerine öbürü geliyor; birini uzatıyor, öbürünü kısaltıyor; hâllerinde karanlık, aydınlık, sıcaklık, soğukluk gibi değişiklikler yaratıyor). Bütün bunlarda, basîret sâhibleri (görür gözlere mâlik olanlar) için elbette birer ibret vardır.
Cenâb-ı Hak, kullarını küfürden (îmânsızlıktan), suçtan korumak için, herkesin anlayamayacağı fen bilgilerini, kitaplarında açıklayıp, bunlara işâret buyurmuş; yer küresini, güneşi, gökleri göründükleri gibi anlatarak bunlardan ibret alınmasını; varlığının, büyüklüğünün anlaşılmasını emir buyurmuştur.
Allahü teâlânın adı bulunmayan söz, kıymetsizdir. Allahü teâlâyı hatırlamadan susmak, boşuna vakit geçirmektir. İbret almadan bakmak, faydasızdır.
İbret almak istersen, hatâ sâhiblerinin ve günahkârların âkıbetlerine (sonlarının nasıl olduklarına) bak da kalbini topla.
Her kim gördüğünden ibret almazsa, onun görmemezliği görmesinden üstündür.
Ek
Doğru giden yollara,
Bakıp ibret almalı.
Hakka koşan kullara,
Bakıp ibret almalı.
Secde eden başlara,
Gözden akan yaşlara,
Gökte uçan kuşlara,
Bakıp ibret almalı.
Tomurcuklu güllere,
Hakkı anan dillere,
Hayra veren ellere,
Bakıp ibret almalı.
Her yönden cömertlere,
Mertlere, namertlere,
Çaresi yok dertlere,
Bakıp ibret almalı.
Terbiyeye, köteğe,
Mini maksi eteğe,
Altıgenli peteğe,
Bakıp ibret almalı.
Tırtıllardan çıkana,
Duttan ipek yapana,
İneklere tapana,
Bakıp ibret almalı.
Hele bak şu alığa,
Uymuş kalabalığa,
Suda yüzen balığa,
Bakıp ibret almalı.
Şu çirkin şebeklere,
Ağlayan bebeklere,
Uçan kelebeklere,
Bakıp ibret almalı.
Kirpiklere gözlere,
Kireçlenmiş dizlere,
Hikmet saçan sözlere,
Bakıp ibret almalı.
Serseri bahillere,
Din bilmez cahillere,
Et dolu sahillere,
Bakıp ibret almalı.
Ayaksız yılanlara,
Politik yalanlara,
Kaz gibi yolanlara,
Bakıp ibret almalı.
Durup gülen deliye,
Toprak olan ölüye,
Keramete, veliye,
Bakıp ibret almalı.
Artistik şölenlere,
Milleti bölenlere,
Mal için ölenlere,
Bakıp ibret almalı.
Ağaçlara, taşlara,
Kalem gibi kaşlara,
Yazlara ve kışlara,
Bakıp ibret almalı.
Stresi sokma işe,
Yakalanmalı neşe,
Isı saçan güneşe,
Bakıp ibret almalı.
Kaynak: Dînî Terimler · 2 dk okuma
Bölüm: Dînî Terimler